|
ÖNSÖZ
1997 yılında
Uzak Doğu ülkelerinde başlayıp kısa sürede tüm dünyaya yayılan kriz,
kurumsal yönetimin önemini iş dünyasına hissettirmiştir. Hissedar
korunmasının, hissedarların eşit muamele görmesinin, kamuyu aydınlatma ve
şeffaflığın, yatırımcı tabanını işletmelere çekmedeki rolü artık yadsınamaz
hale gelmiştir. Doğal olarak Türkiye de bu gelişmelerden etkilenmiştir.
TÜSİAD bünyesinde “Kurumsal Yönetim Çalışma Grubunun” oluşturulması,
kurumsal yönetime ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilkeler seti
yayımlaması Türkiye’de bu konuya yönelik atfedilen önemin göstergesidirler.
Mevcut çalışma da, kurumsal yönetim uygulamalarının boyutu ve içeriğini
analiz edip, bu uygulamalar açısından Türkiye’nin genel fotoğrafını çekmeyi
hedeflemiştir.
Bu kitabın
hazırlanmasında bir çok kişinin katkısı, teşviği oldu. Kendilerine bu vesile
ile teşekkürlerimi belirtmekten mutluluk duymaktayım. Öncelikle, kendisinden
çok şey öğrendiğim Hocam, Rektörümüz Prof. Dr. Halim Sözbilir’in yakın
ilgisini hep yanımda hissettim. Dekanımız Prof. Dr. Kemalettin Çonkar
çalışmalarımızı hep içtenlikle desteklemiştir.
2002 akademik yılında
Anadolu Üniversitesi’nden gelen Prof. Dr. Davut Aydın’ın da çalışma
konusunun belirlenmesinde büyük katkısı oldu.
Bir başka kişi; Ekrem
Tatoğlu. Doç.Dr. Tatoğlu, lisans eğitimimin bana sunduğu en büyük şanstır.
Kendimce başarı saydığım neye imza attıysam, Ekrem’in mürekkebinin orada
çoktan kuruduğunu mutlulukla gözlemledim.
Hem oda hem de dekan
yardımcılığından arkadaşım Yrd.Doç.Dr. Ali Rıza Kaymaz çalışmalarımda
desteğini hiçbir zaman esirgemedi. Araştırma Görevlimiz Letife Özdemir
kitapta yer alan şekil ve tabloların hazırlanmasında özveri ile teknik
yardım sağladı.
Kitabın basımını
gerçekleştiren Papatya Yayıncılık yetkililerine ve tüm emeği geçenlere de
özellikle teşekkür ederim.
Tabii ki tüm fedakarlıkları ile eşim ve çocuklarımız. Hayat
onlar ile anlamlı. Temennim, Behlül ile Yasir’in adlarını daha iyi eserlerin
yazarları olarak görmektir.
GİRİŞ
Kurumsal yönetim,
İngilizce “Corporate Governance” kavramının Türkçe karşılığıdır.
“Governance” kelimesi kontrol etmek, yöneltmek işlevlerini içerir ki bu
aktiviteler doğal olarak kamu, özel, kar amacı güden ve gütmeyen tüm
birimlerce yapılmaktadır. “Corporate” kavramı ise, başka birimlere ait
değil, şirketlere ait uygulamalara referansta bulunulduğunu belirtir.
Aslında “corporate
governance” kavramının karşılığı olarak “kurumsal yönetim” sadece
şirketlerin yönetimi ve denetimine ilişkin kurallar bütününe işaret etmekten
uzaktır. Ancak daha önceleri kullanılan “yönetişim” kavramı hiçbir şey ifade
etmemektedir. Alternatif olarak, örneğin, Sak (2004: 19) “yönetim biçimi”
kavramını da kullanmaktadır. Orbay da (2004: 204) “şirket yönetkesi”
kavramını benimsemiştir. Ancak, özellikle Sermaye Piyasası Kurulu’nun bu
konuda 2003 yılında yayımladığı ilkelere “Kurumsal Yönetim İlkeleri” adı
verilmesi, artık kurumsal yönetim kavramının benimsendiğinin bir
göstergesidir.
1997’lerde Uzak
Doğu’da başlayıp dalgalar halinde tüm dünyaya yayılan kriz, Amerika’da Enron
ve Avrupa’da Parmalat skandalları ile simgeleşmiş oldu. “Kriz ve Yenilenme”
adlı kitaında David Hurst (2000) krizlerin şirketlerin silkelenip hantal
bünyelerinden kurtulmalarına ve bir lider öncülüğünde yeniden canlanmalarına
neden olan faydalı bir süreç olarak belirtmektedir. İşte bu son kriz, tüm
şirketler için “kurumsal yönetim” uygulamalarını bir lider kılmıştır.
Nitekim bu krizlerden hemen sonra 2002’de yürürlüğe giren Sarbanes-Oxley
Yasası, kurumsal yönetimin yeni oluşumdaki liderlik gücünü pekiştiren bir
düzenleme olmuştur.
Kurumsal yönetim
şirketin fon sağlayıcılarının yatırımlarının korunmasına yönelik
gerçekleştirilen uygulamalardır. Kurumsal yönetim uygulamalarının yerleştiği
bir şirkette, yatırımcılar pasif bir şekilde şirket faaliyetlerini sadece
dönemsel bazda incelemezler. Bilakis kendilerini sömürüye yeltenen
yöneticileri kesintisiz olarak kontrol edecek şekilde donanımlı olurlar.
Kitabın birinci
bölümü, kurumsal yönetim kavramının detaylı açıklanmasına yöneliktir. Bu
bölümde, şirket faaliyetlerinin kontrolünde ortaya çıkan çıkar çatışmaları,
ve bu çatışmaların çözümüne yönelik kurumsal yönetim yaklaşımları tarafların
farklılığı açısından üç şekilde sınıflandırılmıştır: yöneticiler ile
hissedarlar arasında çatışma, kontrol edici hissedarlar ile azınlık
hissedarları arasında çatışma ve yarardaşlar ile yöneticiler arasında
çatışma. Söz konusu çatışmaları çözmeye yönelik kurumsal yönetim
mekanizmaları, geliştirilen çözüm kaynakları açısından şirket içi ve şirket
dışı şeklinde ayrılmaktadırlar. Bir diğer yaygın ayrım da faaliyet
gösterilen iş çevresi özellikleri açısından piyasa temelli (Anglo-
Saxon) ve şirket grubu temelli (Kıta Avrupası) yaklaşımlardır.
1990’lı yılların ikinci yarısında gündeme gelen bir diğer yaklaşım da,
kurumsal yönetim mekanizmalarındaki farklılığı hukuksal sistemdeki
farklılıklara vurgu yaparak açıklamıştır. Bu yaklaşım, kurumsal yönetim
mekanizmalarını Kıta Avrupası Hukuk sistemi (Civil Law) ve Anglo-Saxon hukuk
sistemi (Common Law) olarak ikiye ayırmaktadır. Temel sav şudur: hissedar
koruması ya ortaklık yoğunlaşması ile ya da yasal korunma ile olur. Ülkeler
bazında farklılıklar olsa da hissedarların yasal olarak korunması zayıf
olduğu için, genel olarak hissedarlar ortaklık yoğunlaşması ile
kendilerini korurlar. İşte ikinci bölüm, hissedar korunması sağlayan bu iki
mekanizmanın analizini ele almıştır.
İkinci bölümde
hissedarların yasal korunması açısından hukuk sistemleri farklılıkları hem
tarihi oluşum açısından hem de işleyiş açısından incelenmiştir. Anglo-Saxon
hukuk sisteminde şirket işlemlerinin özde hakkaniyetli olup olmadığına
bakılır. Eğer yöneticiler hakkaniyetli davranıyorlarsa hissedarlara karşı
güvenilir olma (fiduciary) sorumluluklarını yerine getirmektedirler.
Güvenilir olma (fiduciary) sorumluluğu, sadakatli olma ve özen gösterme
sorumluluklarından oluşmaktadır. Hakkaniyet esasında bu sorumlulukların
yerine getirilip getirilmediğine karar vermede hakimlere geniş insiyatif
tanınmaktadır. Kıta Avrupası Hukuk sisteminde ise, yatırımcı sömürüsüne yol
açan faaliyet, ancak kanunda açıkça yasaklandıysa yargı süreci tarafından
engellenmektedir. Bu da çoğu zaman, hissedarların çıkarlarını sömüren
yönetici faaliyetlerinin, kanun boşluklarından yararlanılarak açıkça devam
etmesi anlamına gelmektedir. İkinci bölüm, hissedar korumasına yönelik
geliştirilen ölçümleri de incelemiştir.
Üçüncü bölüm, hissedar
korunmasını iki ayağı olan yasal korunmanın ve ortaklık yoğunlaşmasının
şirket performansı üzerine etkisini ele alan çalışmalar ile ilgili bir
literatür araştırmasıdır. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde
kurumsal yönetim uygulamalarının etkisi, ampirik çalışmalar ışığında ortaya
konmuştur.
Dördüncü bölüm,
hissedar korunması açısından Türkiye’nin bir panoramasını sergilemektedir.
Türkiye, kurumsal yönetim uygulamalarında mensubu olduğu Fransız Kıta
Avrupası hukuk sistemine bir istisna oluşturmamıştır: yasal korunma yeterli
değildir ve ortaklık yoğunlaşması yaygındır. Bu bölüm, aynı zamanda mevzuat
açısından Türkiye’deki anonim şirketlerde kurumsal yönetim yapısını da
detaylı incelemiştir.
Çalışmanın sonuç bölümü, Türkiye’de hissedar korunmasının
özelliklerini vurgulamış ve öneriler getirmiştir. Türkiye’de yasal korunma
altına alınmış olsalar da hissedarların sömürüsü gözlemlenmektedir;
özellikle içten öğrenenlerin ticareti ve manipülasyon yaygındır. Sermaye
Piyasası Kurulu’nun yeteri kadar yaptırım gücü yoktur ve yargı sömürüyü
engellemede yavaş işlemektedir. Bu bölümde hissedarlara daha iyi koruma
sağlama açısından şu öneriler sunulmuştur: bir-hisse bir oy ilkesinin,
mevzuatta yeni yer alan birikimli oy kullanımının ve en iyi uygulama
kodlarının zorunlu olması, denetimin ve şeffaflığın arttırılması ve piramit
yapılaşmanın cazibesinin yitirilmesi. Ayrıca, liyakatli yönetici havuzu
oluşturmak için eğitimin iyileştirilmesi ve politik ayrımcılığın yok
edilmesi de gerekli olan yapılanmalardır. Sonuç bölümünün bitiminde Kıta
Avrupası sistemi ve Anglo-Saxon sisteminde gözlemlenen yakınsama
yapılanmaları ele alınmıştır.
İÇİNDEKİLER
GİRİŞ
BÖLÜM 1
KURUMSAL YÖNETİM MEKANİZMALARI
1.1. KURUMSAL YÖNETİM KAVRAMININ ARKA PLANI
1.1.1.Kurumsal Yönetim Yokluğunda
Şirket Finansmanı
1.1.2. Kurumsal Yönetim Varlığında
İşletme Finansmanı:
Yatırımcılara Kontrol Gücü Verilmesi
1.2. KONTROL GÜCÜ EDİNİMİ ÇATIŞMALARI: BELİRGİN
VARYASYONLAR
1.2.1.Yöneticiler ile Hissedarlar
Arasında Temsilci Çatışması
1.2.2.Kontrol Edici Hissedarlar İle
Azınlık Hissedarlar Arasındaki Çatışma
1.2.3. Kurumsal Yönetimde Diğer
Yarardaşlar
1.3. KURUMSAL YÖNETİM MEKANİZMALARI
1.3.1. Farklı Kaynaklar Açısından
Kurumsal Yönetim Mekanizmaları
1.3.2.Anglo-Saxon Sistemi’ne karşın
Kıta Avrupası Sistemi
1.3.3. İkinci Kuşak Çalışmalar:
Yasal Korumanın Devreye Girmesi
1.4. KURUMSAL YÖNETİMİN ÖNEMİ
BÖLÜM 2
HİSSEDAR KORUNMASI
2.1. HİSSEDAR KORUNMASINA GENEL BAKIŞ
2.2. ŞİRKETLERİN HİSSEDARLARA KORUMA SAĞLAMA
GİRİŞİMLERİ
2.3. YASAL KORUMA: ETKİN KURUMSAL YÖNETİM
2.4. HİSSEDAR KORUNMASI AÇISINDAN HUKUK SİSTEMLERİ
FARKLILIKLARI
2.4.1.Kıta Avrupası (Civil) Hukuku
ve Anglo-Saxon (Common) Hukuku Ayrımı
2.4.2. Yatırımcı Korumasında Kıta
Avrupası ve Anglo-Saxon Hukuk Sistemlerindeki Farklılığın Nedenleri
2.4.2.1.Yargılama Sürecindeki Farklılıklar
2.4.2.2.Hukuki Gelişimin Tarihindeki Farklılıklar
2.4.3. Kıta Avrupası Hukuku ve
Anglo-saxon Hukuku Ayrımının İşleyişi
2.4.3.1. Sadakat (loyalty)
Sorumluluğu
2.4.3.1.1 Yöneticilerin Hissedarlara Karşı Sadakat Sorumluluğu
2.4.3.1.2 Kontrol Edici Hissedarların Azınlık Hissedarlarına Karşı Sadakat
(loyalty) Sorumluluğu
2.4.3.1.3 Grup Şirketlerinde (loyalty) Sadakat Sorumluluğu
2.4.3.1.4 Kontrol Edici Hissedar ve Yöneticilerin Diğer Hissedarlara Karşı
Özen (Care) Sorumluluğu
2.5. HİSSEDAR SÖMÜRÜLMESİ
2.5.1.Hortumlama (Tunneling)
2.5.2. Kriz Döneminde Sömürü
2.5.3. Nihai Ortak Kavramı
2.5.3.1.”Bir-hisse bir-oy” Kuralından Sapmalar
2.5.3.2. Piramit Ortaklık Yapısı ve Karşılıklı Hissedarlık
2.6. HİSSEDARLARIN YASAL KORUNMASININ ÖLÇÜMÜ
2.7. YASAL KORUMANIN SONUÇLARI
BÖLÜM 3
HİSSEDAR KORUNMASI - ŞİRKET PERFORMANSI İLİŞKİSİ
3.1. HİSSEDARLARIN YASAL KORUNMASI İLE PERFORMANS
ARASINDA İLİŞKİ
3.1.1. LLSV’nin Ölçüsünü Esas Alan
Çalışmalar
3.1.2.CLSA Ölçüsünü Esas Alan
Çalışmalar
3.2. ORTAKLIK YOĞUNLAŞMASI İLE PERFORMANS ARASINDAKİ
İLİŞKİSİ
BÖLÜM 4
TÜRKİYE’DE KURUMSAL YÖNETİM UYGULAMALARI
4.1. TÜRKİYE’DE KURUMSAL YÖNETİM ORTAMI
4.1.1.Türkiye’de Kurumsal Yönetime
İlişkin Makro Çerçeveyi Ele Alan Çalışmalar
4.1.2.Türkiye’de Kurumsal Yönetimin
Mevzuat Çerçevesi
4.1.3.Türkiye’deki Şirketlere
Yönelik Kurumsal Yönetim Ölçümleri
4.2. TÜRKİYE’DEKİ ŞİRKETLERİN ORTAKLIK YAPISI
4.3. TÜRKİYE’DE KURUMSAL YÖNETİM-ŞİRKET PERFORMANSI
İLİŞKİSİ
BÖLÜM 5
SONUÇ:
ÖNERİ VE GELİŞMELER
5.1.TÜRKİYE’DE KURUMSAL YÖNETİMİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÖNERİLER
5.2.KURUMSAL YÖNETİM SİSTEMLERİNİN YAKINSAMASI
Kaynakça
Ek Tablolar
Dizin
İlişkili konuda diğer
eserlerimiz:
Satış Teknikleri
Eğitimi
Müşteri İlişkileri Eğitimi
Satış Yönetimi Eğitimi
Satışçılara Öneriler
İşletme
Yönetiminde Eğitim ve Geliştirme
İşletme
ve Yönetim
Öğrenen
Organizasyon ve Rekabet Üstünlüğü
Akademik Kitaplar - Bilimsel Kitaplar -
Üniversite Kitapları
|